Yüz ve Çene Kırıkları Ameliyatları

    Maksillofasial Travma Nedir?

    Düşme, trafik kazası gibi travmalar sonrasında yüz kemiklerinde oluşan hasarlanmalara maksillofasial yaralanma denir.

    Ameliyat Nasıl Yapılır?

    Ameliyat kırık olan kemiğin durumuna göre lokal ya da genel anestezi ile yapılır.  Maksillo fasial travmalarda kırılan kemiğe ulaşmak için ağız içinden kirpiklerin altından, kaş kenarlarından ya da saçlı deriden cilt kesileri yapılabilir. Kırığın bulunduğu bölgeye ulaşıldıktan sonra kırık hattı düzeltilir ve titanyum plak, vida  ya da tel kullanılarak tespitlenir. Bu malzemeler bir sorun oluşturmadığı sürece yerlerinde kalabilirler, ancak sorun çıkardıklarında ikinci bir ameliyatla çıkarılmaları gerekebilir. Bazı durumlarda ise pozisyona bağlı olarak çıkartılmaları gerekebilir.

    Alt ve üst çene kırıklarında alt ve üst çeneye teller konulur ve çenenin sabitlenmesi için bu teller lastiklerle birbirine bağlanır ve yaklaşık 3 hafta beklenir.

    Ameliyat sırasında kesilmiş olan sinir ya da diğer yapıların onarımı da yapılabilir.

    Ameliyat Öncesi Nelere Dikkat Edilmeli?

    Eğer genel anesteziyle ameliyat yapılacaksa ameliyat öncesi 6- 8 saat ve ameliyattan sonra 4- 6 saat kadar hastanın midesi boş olacak şekilde,  hiçbir şey yemeyecek ve içmeyecektir. Genel anestezi hastanın tam olarak uyutulması ve solunumunun nefes borusuna yerleştirilen bir tüple anestezi ekibince denetlenmesi anlamına gelmektedir. Bu süreler hastanın doktoru tarafından değiştirilebilir.

    Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Anesteziye bağlı olarak bulantı, kusma, ağrı, boğazda ve dudaklarda ağrı ve kuruluk gibi şikayetler görülebilir. Ameliyat sonrası, göz kapakları, yanaklar ve yüzde şişme ve morarmalar olabilir. Ameliyattan sonra şişlik ve morluğu azaltmak için ilk 24 saatte soğuk uygulamanız ve birkaç gün başınızı yukarıda tutmanız gerekecektir. Şişlik ve morluklar, 7- 14 gün civarında geçmektedir. Eğer size yapılan ameliyatta ağız içinden de kesiler yapıldıysa size verilen gargarayı tavsiye edildiği şekilde kullanmanız enfeksiyon oluşmaması açısından çok önemlidir.

    Alt çene kemiğinizin her iki tarafında yer alan sinirin yaralanması ya da ameliyat sırasında hasar görmesine bağlı olarak alt dudak ve çene bölgenizde hissizlik oluşabilir. Eğer kırık üst çenedeyse yine buradaki duyu sinirinin hasarlanmasına bağlı olarak kırık olan tarafta burun kanadı ve üst dudakta his kaybı olabilir. Her iki durumda da 6-12 ayda düzelmesi beklenir ancak kalıcıda olabilir. Bazen kırık hattı tam oturmayabilir yada kırık hattı iyileşmeyebilir. Nadirde olsa bu durumlarda ikinci ameliyatlar gerekebilir.

    Yüz bölgesinin kırıkları ne gibi şikâyetlere yol açar?

    Bu bölge kırıkları yüzde şekil bozukluklarına sebep olabilir. Bunun yanı sıra; göz çevresi kemiklerde kırıklar gözde hareket kısıtlılığı, çift görme hatta görme kaybına sebep olabilirler. Alt ve üst çene kemiklerinin kırıkları ısırma ve konuşma fonksiyonlarında bozukluklara neden olabilirler. Elmacık kemiği kırıkları çenenin hareketini engelleyebilir. Burun kırıkları kalıcı hava yolu tıkanıklığı yapabilir. Tüm bu sebeplerden ötürü yüz bölgesi kırıkları oldukça önemlidir. 

    Yüz kemiklerinin kırıkları ideal olarak ne zaman tedavi edilmelidir?

    En ideal zamanı kırık oluştuğunda acil olarak tedavi edilmesidir. Bazen, başka bölgeleri de içeren şiddetli yaralanmalarda ameliyat geciktirilebilir. Bu durumda da ilk 7�10 gün içinde, kırık henüz kaynamadan ameliyat etmek daha iyi netice verir. Kırık kaynadıktan sonra ise cerrahi oldukça zorlaşır ve elde edilecek başarı şansı da azalır.  

    Burun kırıklarında tedavi ne şekildedir?

    Kırık, burnun içindeki yapıları etkilemişse hava yolunda tıkanıklığa sebep olabilir. Bunun dışında, belirgin şekil bozukluğuna da sebep olabilir. Genelde hasta uyutularak veya uyuşturularak burun eski şekline getirilir. Kırıklar kaynadıktan sonra eğri kaynayan kemikleri tekrar kırmak ve düzeltmek gerekir ki daha uzun ve zor bir işlemdir. İyileşme dönemi burun estetiği ameliyatındaki gibidir.   

    Çene kırıklarında tedavi nasıldır?

    Kırığın şekline ve yerine göre çeşitli alternatifler olabilir. Ameliyatla kırık kemiklerin birbirine plak ve vidalarla tespit edilmesi gerekebilir veya ameliyatsız olarak dişlere tel takılarak tedavi edilebilir. Hangi yöntemin daha uygun olacağına doktorunuz karar verecektir. 

    Elmacık kemiği ve göz çevresi kırıklarında tedavi nasıl olmalıdır?

    Bu bölgeler için de çeşitli tedavi alternatifleri vardır. Ana prensip ameliyatla kırık kemikleri tespit etmektir. Ancak her kırık ameliyat olmayı gerektirmez. Bazen kırklar hiç müdahale etmeden de kendiliğinden iyileşirler.  

    Kırıkları tespit etmekte kullanılan plak vidaların vücuda zararı var mıdır?

    Bu plak-vida sistemleri günümüzde çoğunlukla titanyum maddesinden yapılmaktadır. Ancak başka maddelerden de yapılmış olabilir. Tüm bu maddeler vücutta az reaksiyon oluşturacak türdendir, fakat yine de vücut için yabancı madde oldukları unutulmamalıdır. Bu nedenle enfeksiyon riski taşırlar. Bazen ameliyattan yıllar sonra bile çıkarılmaları gerekebilir. Ancak böyle bir şikâyet olmadığı müddetçe çıkarılmaları gerekmez ve ömür boyu kalabilirler. Bunun tek istisnası çocuk hastalardır. Çocuklarda kemik büyümesini etkilememesi için plak vidaların tekrar çıkarılması uygundur. Bir başka alternatif de çocuklarda kendiliğinden eriyebilen plaklardan kullanmaktır.  

    Yüz bölgesi kırıklarında iyileşme dönemi nasıldır?

    Kırığa ve kırığı oluşturan travmaya bağlı yüzde belli bir şişme ve morarma olması doğaldır. Bazen bu şişlikler o kadar fazladır ki başarılı bir şekilde ameliyat olmanız için birkaç gün şişliklerin azalması beklenebilir. Eğer ameliyat olmanız gerekiyorsa ameliyata bağlı olarak da şişlikleriniz artacaktır. Tam olarak şişlerin inmesi için 3�4 hafta gerekebilir. Ameliyatla konacak olan plaklar, ya ağız içinden, ya göz kapağı estetiğindeki gibi kirpiklerin hemen altından veya saçlı deriden yapılacağı için iz genelde sorun değildir. Yüz bölgesi kemikleri oldukça hızlı kaynar. 10�15 gün içinde belirgin bir kaynama olur ve buna bağlı olarak ağrılar da belirgin olarak azalır.

SAYFA BAŞINA DÖN

Copyright © 2012 Doç. Dr. Erkan Karataş